Akcicek

İçeriğe git

Ana Menü

 

Başucu Hikayeleri
Bir varmış bir yokmuş
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde
Babamın beşiğini sallarken
Az gittim uz gittim dere tepe düz gittim
Bir de baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim

Güneşin ateş topu gibi parladığı bir ülkenin topraklarında insanlar sıcaktan çok şikayet ediyorlarmış.
Öğleki sular buharlaşıyor, çiçekler soluyor ve hayvanlar çok bitkin bir şekilde hareketsiz kalıyorlarmış.
İşte yine çok sıcak olan bir günde güneş onlara bakıp gülüyor, kibirle yaptıklarıyla övünüyormuş. Ama sesiz sedasız gelen yaşlı, ak sakallı ve uzun boylu beyazlar içindeki kişiyi fark edememiş.
Kibri ve böbürlenmesi onu etrafındaki olan bitenden habersiz bırakmış.
Beyazlar içindeki yaşlı kişi, insanların, bitkilerin ve hayvanların çok eziyet çektiklerini görüp üzülmüş. Ellerini bembeyaz sakalında gezdirerek buna bir çare bulmalıyım demiş.
-Kibirli güneşe bir ders vermeliyim, diye düşünmüş.
İşte o anda aklına çok güzel bir fikir gelmiş. O zaten bulutların arkadaşıymış.  Cebinden çok özel bir düdük çıkarmış ve çalmaya başlamış. Güneş daha ne olduğunu anlamadan, etrafı bembeyaz bulutlar kaplamaya başlamış.
Tabii güneş bu kızgınlıkla yüzeyindeki tüm sıcaklıkları yer yüzüne göndermeye karar vermiş. Ancak çok geç kalmış kibrinden ne olduğunu anlamadan yağmur bulutları herkesin yardımına koşmuş.
Artık herkes rahat bir nefes olmaya başlamış. Bitkiler yeşermeye, hayvanlar neşe içinde oynamaya ve insanlarda rahat bir nefes almaya başlamışlar.
Güneş de yanlışını anlayıp gökyüzünden canlılara baka bilmek için bulutlarla anlaşma yapmak zorunda kalmış. Artık bir daha kibirle kimseye bakmamış ve gökyüzündeki herkesle arkadaş olmuş.

 
 


height="38" width="41" id="EXim" alt="eXTReMe Tracker" />


İçeriğe Geri Dön | Ana Menüye Geri Dön